Aysel Tuğluk’a savunma işkencesi: İnsani ve vicdani duygu yok!

  • 09:06 30 Haziran 2022
  • Güncel
Öznur Değer
 
ANKARA - Aysel Tuğluk’un Kobanê Davası heyetince ifadeye zorlanmasına tepki gösteren avukat Hatice Ezgi Güngördü, “Türkiye hukukunda kısmi savunma diye bir şey yok. Ama mahkeme ısrarla Aysel başkanın savunmasını almak istiyor. Hukuk uygulanmıyor. İnsani ve vicdani duygulardan imtina eden bir heyet var karşımızda” derken, ağabeyi ise kardeşinin durumunun iyi olmadığını belirterek bir an önce tedavi koşullarının sağlanması gerektiğini belirtti.  
 
Türkiye’de partilerde ilk kadın eşbaşkan Kürt siyasetçi Aysel Tuğluk, uzun zamandır tutulduğu Kandıra 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde demans hastalığıyla mücadele ediyor. Aysel, hakkında yeni bir infaz erteleme sürenin başlatılmasının ardından 13 Haziran’da İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda (ATK) günübirlik muayene edildi. Hakkında yeni bir ATK raporunun hazırlanması beklenen Aysel’in sağlık sorunları ise gün geçtikçe ilerliyor.
 
‘Hasta olduğum için kendimi ifade edemiyorum’
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski eş genel başkanlarının da aralarında bulunduğu 21’i tutuklu 108 ismin yargılandığı Kobanê Davası’nda da tutuklu yargılanan Aysel, 28 Haziran’da Ankara 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Sincan Cezaevi Kampüsü duruşma salonunda görülen duruşmada ifade vermeye zorlandı. Tutulduğu Kandıra Cezaevi’nden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya bağlanan Aysel, durumunu “Benim özel bir durumum var. Hasta olduğum için kendimi ifade edemiyorum. Bu hastalıktan dolayı savunmamı daha sonra yapacağım” sözleriyle özetledi.
 
Avukat Hatice Ezgi Güngördü ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) İstanbul Temsilcisi Ümit Efe, mahkeme heyetinin tavrını değerlendirirken, Aysel’in ağabeyi Alaaddin Tuğluk ise yeniden başlayan ATK sürecine değinerek Aysel ile son gerçekleştirdiği görüşmeye değindi.
 
‘Aysel Tuğluk çok heyecanlıydı’
 
Kobanê Davası heyetince ifade vermeye zorlanan Aysel’in bulunduğu SEGBİS odasında yanında olan avukat Hatice Ezgi Güngördü, Aysel’in ülkede çok önemli bir siyasi figür olduğunu ifade etti. Türkiye’de ilk eşbaşkanlık yapan kişi olması dolayısıyla mahkeme heyetinin ona karşı ilk günden bu tavrı sergilediğinin altını çizen Ezgi, “Bu kadar rapor sunmamıza rağmen, Kocaeli ATK’nin sunduğu ‘Cezaevinde kalamaz’ raporuna rağmen Aysel Tuğluk hala tutuklu. Hem Kobanê Davası heyetine hem de infazının devam ettiği mahkemeye çok sayıda dilekçe sunduk ve tahliyesi için taleplerde bulunduk. Ankara 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi Aysel hanımı dinleyeceğini söylüyordu ve duruşma tutanaklarına da yazıyordu. 28 Haziran’da görülen duruşmada sabahki oturumda Aysel hanımı dinleyeceklerini söylediler ve öğleden sonra Aysel hanım duruşmada hazır edildi. Öncelikle çok heyecanlıydı. Kendisi de daha önce uzun süredir pandemiden dolayı da kimseyi göremediği için oldukça heyecanlandı” diye belirtti.  
 
‘İnsani ve vicdani duygulardan imtina eden bir heyet var karşımızda’
 
Küçük bir SEGBİS odasında kendisi ve Aysel’in yanı sıra Gültan Kışanak, Figen Yüksekdağ ve Gülser Yıldırım’ın da bulunduğunu kaydeden Ezgi, kimlik tespiti sırasında bile Aysel’in birçok şeyi anlamadığına işaret etti. Yardımları sonucunda kimlik tespitinin bir şekilde yapıldığını belirten Ezgi, “Ardından ise iddianamede hakkındaki suçlamalar kendisine okundu. Bunların hiçbirini anlamadı hatta yer yer savunmada olduğunu unuttu. ‘Bana mı söylüyor, bunları ben mi yapmışım’ gibi şeyler soruyordu. Sonrasında ATK sürecinin devam ettiğini, rahatsız olduğunu ve savunmasını daha sonra vereceğini söyledi. Mahkeme başkanı buna rağmen ve sunduğumuz raporlara rağmen, Aysel Tuğluk’un savunma yapmasına engel olmadığını, ancak avukatlarının duruşma salonunda hazır bulunmaması sebebiyle ileriki bir tarihte savunma yapmasına karar verdi. Bir şekilde savunma yaptırmakta ısrarcılar. Bu durumun ciddi bir insan hakkı ihlali olduğunu düşünüyoruz ve buna dair ileriki aşamada beyanlarda bulunacağız. Bu şekilde SEGBİS’te bir süre kalarak arkadaşlarını görmek istedi. Yarım saat sonra ise kalkmak istediğini söyledi. Kobanê dosyası heyetine dair ilk aşamadan itibaren HSK tarafından şikayetimizi yaptık ve henüz bir sonuç alamadık. En son gelen ATK raporunda yazılan ‘kısmi savunma yapabilir’ ibaresiyle heyet Aysel Tuğluk’un savunma yapabileceğini öne sürüyor. Türkiye hukukunda kısmi savunma diye bir şey yok. Ama mahkeme ısrarla Aysel başkanın savunmasını almak istiyor. Bu ülkenin tamamına sirayet eden bir durum. Hukuk uygulanmıyor. Bunların yanı sıra insani ve vicdani duygulardan imtina eden bir heyet var karşımızda” şeklinde konuştu.
 
‘Eziyet haline getirilmek istenen hapishane hayatından vazgeçilmeli’
 
Bu durumun insan hakkı ihlali olduğuna dikkat çeken TİHV İstanbul Temsilcisi Ümit Efe de, İnsan Hakları Derneği (İHD) verilerine göre cezaevinde 650’nin üzerinde ağır hasta tutsak bulunduğunu ifade ederek, bu tutsakların tahliye edilmediğini söyledi. Siyasi gerekçelerle tutsakların tahliye edilmemesine tepki gösteren Ümit, “Mahpusların tahliyesi umutla değil ve genellikle tabutla olmakta. Bu yılın başından itibaren çok sayıda hasta mahpus yaşamını yitirdi. ATK, bir bilirkişi ve bilirkişi gibi davranmalı. Alternatif raporlar, farklı hastane raporları dikkate alınmamakta. Hastaneye gidiş gelişlerde yaşamın tamına dair büyük bir eziyet üretilmekte. Ve birçoğu tabutla çıkmakta. Aysel Tuğluk’un durumu uzun süredir kamuoyu gündeminde. Yaşadığı hastalık ve sıkıntılar ifade edildi. Avukatlarının bu konuda ciddi çabaları olmasına rağmen hiçbiri dikkate alınmamakta ve gerek cezaevindeki yaşam ve gerekse de savunmaya dair birçok şey eziyet haline getirilmektedir. SEGBİS’te zorla ifadeye götürülme durumu da bunlardan biri. Oysa hasta mahpuslar, asgari insani yaşam koşulları, sağlığa erişim hakları ve durumlarının bilinir ve görünür kılınması için yasalar çerçevesinde serbest bırakılması gereken kişilerdir. Uzun süreli insan hakkı ihlali eziyet haline getirilmek istenen hapishane hayatından vazgeçilmeli ve Aysel Tuğluk serbest bırakılmalı” sözlerine yer verdi.
 
‘Ben abisiyim ve sadece tedavisini istiyorum’  
 
24 Haziran’da Aysel ile açık görüş gerçekleştiren ağabeyi Alaaddin Tuğluk, Aysel’in bir an önce tedavi koşullarının sağlanması gerektiğini belirtti. ATK’de muayene edilmesinin ardından Aysel ile görüşen Alaaddin, durumunun giderek ağırlaştığını belirtirken, gerçekleştirdiği görüşmedeki izlenimlerini ise şöyle anlattı: “Bir heyetin karşısına çıkmış ve heyet birtakım sorular sorulmuş. ‘Elimden geldiğince cevapladım ama bir kısmını cevaplayamadım’ dedi. Kötü bir muamele ile karşılaşmamış. ATK süreci bu şekilde geçmiş. Biz de şu an oradan gelecek raporu veya kararı bekliyoruz. Açık görüşte ise gittikçe ağırlaştığını gördüm. Hareketleri giderek ağırlaşıyor. Konuşması, kalkması bir süreç alıyor. Sonra bir an hızlanmaya başlıyor ve sonrasında yeniden yavaşlıyor. Hafızası da pek yerinde değil. İfadelerinde güçlük çekiyor. Tam bir teşhis konulsun artık ve biz de ona göre davranalım. Aysel’in kendisi de iyi olmadığını söylüyor. Arkadaşları da iyi olmadığını söylüyor. Bunu görmüyorlar mı? Aysel Tuğluk çıktıktan sonra nasıl bir zarar verebilir? Tedavisi için gerekenlerin yapılmasını istiyorum. Sadece tedavisinin yapılmasını istiyorum. Bu tüm hasta mahpuslar için geçerli. Bunlar daha sonra kötü hatıralar olarak bir sonraki nesile yansıyacak. Ben abisiyim ve sadece tedavisini istiyorum.”